Trump’ın Gümrük Vergileri ve Türkiye

Trump yönetimi, bir süreden beri duyurduğu adımı attı ve ABD’nin dış ticaret ortaklarına karşı uygulayacağı gümrük vergilerini açıkladı.[1] Buna göre ABD, 5 Nisandan itibaren bütün ülkelere yüzde 10 oranında gümrük vergisini standart olarak uygulayacak. Bazı ülkeler için bu standart oranın üzerine getirilen cezalandırıcı vergi olarak da anılan ek gümrük vergisi 9 Nisan’dan itibaren yürürlüğe girecek. Ülkelere uygulanan bu farklılaştırılmış gümrük vergilerine ek olarak bazı mallara da, ihraç eden ülkeye bakılmaksızın, ek vergiler getiriliyor (örneğin otomobil ithalatında yüzde 25 ek vergi söz konusu.)  

Trump, bu yeni gümrük vergilerini yürürlüğe sokarak ABD’nin ticaret açığı verdiği ülkelerle olan negatif dış ticaret dengesini düzeltmeyi, bir başka ifadeyle dış ticaret açığını düşürmeyi hedefliyor. Buna ek olarak yükseltilen bu vergiler sonucunda, başta uzak doğu ülkelerine yatırım yapmış olan Amerikan şirketleri olmak üzere, ABD’ye mal satan üreticilerin, ABD’ye gelmelerini, yatırımlarını orada yapmalarını ve böylece ekonomik büyümenin yükseltilmesini bekliyor.

ABD’nin gümrük vergilerinde yaptığı bu düzenlemeler ilk bakışta kapitalizmin temel kabullerinden birisi olan “uluslararası ticaret geliştikçe uluslararası refah da artar” yaklaşımına aykırı görünüyor. Hatta biraz daha ileri gidersek ABD’nin bu hamlesi geçen yüzyılın son çeyreğine kadar birçok ülkelerde ithal ikamesi yaklaşımı altında yapılan uygulamaya geri dönüş olarak da yorumlanabilir. Açıklanan listede yer alan ülkelerin ABD ihraç ürünlerine karşı uyguladığı gümrük vergileri ve diğer vergilerin toplamı dikkate alındığında bu açıklanan ek vergilerin çok da haksız olmadığı görülüyor. Örneğin Çin, ABD kökenli malların ithalinde yüzde 67 gümrük vergisi uyguluyor. ABD, bu yeni vergilerden önce Çin’e yüzde 20 gümrük vergisi uyguluyordu. Açıkladığı bu yeni tarifeyle Çin’e karşı (20 + 34 = ) toplamda yüzde 54 gümrük vergisi uygulamaya başlayacak. Bu verginin Çin, Venezuela petrolü aldığı için yüzde 79’a çıkması olasılığı da var. Dolayısıyla bu uygulama bir çeşit ticareti dengeleyici bir girişim olarak görülebilir. Bununla birlikte ülkelerin ABD’ye karşı uyguladığı öne sürülen gümrük vergilerinin hesabı da aslında tamamen yanlış bir yaklaşımla yapılmış görünüyor (bu konudaki eleştiri için şu linke bakılabilir:

https://x.com/JamesSurowiecki/status/1907559189234196942?t=GqwDrhM-xxyoF0Nq8HV9HA&s=19

Kaldı ki iş ABD’nin gümrük vergilerini yükseltmesiyle bitmiyor. Başta Çin ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülke ABD’nin gümrük vergisi artırımlarına karşı misilleme yapacaklarını ve Amerikan ihraç mallarına uyguladıkları gümrük vergilerini yükselteceklerini açıkladılar. Bu karşılıklı gümrük vergisi artırımları dünyayı tam anlamıyla ticaret savaşlarının içine sokacak gibi duruyor. 1940’larda, sabit kur rejimi uygulanırken, savaşın da etkisiyle,  döviz sıkıntısına düşen ülkelerin bu sıkıntıyı aşmak için devalüasyon yaparak ithalatı kısıtlaması, ihracatı artırması eğilimleri yaygınlaşmıştı. Öteki ülkeler de aynı şeyi yapınca dünya ticareti daralıyor ve denge herkes için daha pahalı olarak yeniden oluşuyordu. Bretton Woods toplantıları sonrasında IMF ve Dünya Bankasının kuruluşu ve GATT sürecinin başlatılmasının nedeni de karşılıklı gümrük vergisi artırımlarıyla dünya ticaret hacminin gerilemesinin önlenmesiydi. Yaklaşık 90 yıl sonra bugün aynı noktaya gelmiş bulunuyoruz. Dünya ticaretinin eşit koşullar altında yürütülmesini sağlamakla görevli olan Dünya Ticaret Örgütü’nün bu görevini tam olarak yapmamasının (ya da bu yetkiye tam olarak sahip kılınmamasının) bu sonuçta etkili olduğu kanısındayım.  

ABD’nin en fazla ithalat yaptığı 10 ülke, ithalat miktarları, ABD’nin bu ülkelere karşı dış ticaret açığı ve Trump’ın getirdiği ek gümrük vergisi oranları şöyle (tam liste için şu linke bakılabilir:

https://www.theguardian.com/business/2025/apr/03/trumps-tariffs-the-full-list

Rusya, Küba ve Kuzey Kore’nin listelerde yer almamasının nedeni bu ülkelere zaten yüksek gümrük vergisi uygulanıyor olması):


ABD’nin bu yeni gümrük vergileri ve ek vergileri, ihracatlarının önemli kısmını ABD’ye yapan ülkeler için çok ciddi sıkıntılar yaratacak gibi görünüyor.

Bu yeni vergilerin ABD bütçesi üzerindeki etkisini tam olarak tahmin etmek mümkün değil. Bir yandan bütçenin gelirlerini artıracak sonuçlar yaratacak gibi görünmekle birlikte bunun hangi boyutta olacağını anlamak için bu vergilerin ABD’ye yönelik ihracatta ne kadarlık bir gerileme yaratacağını ölçebilmek gerekir. Pek çok ülkeye farklı vergiler uygulanması, ayrıca bazı mallara ek vergi uygulanacak olması ve diğer ülkelerin nasıl bir misilleme yapacağının henüz açıklık kazanmamış olması bu hesaplamayı, en azından şimdilik, bizim açımızdan imkân dışına çıkarıyor.  

ABD’nin yeni gümrük vergileri dünyada bir süredir filizlenmeye başlayan yeni merkantilizmin iyice su yüzüne çıkmasının da yolunu açmış olacak. Bu uygulamayla birlikte geçmişte sıklıkla başvurulan, İngilizcesi “beggar thy neighbour policy” olan ve Türkçe’ye “komşunu yoksullaştırarak kendini kurtarma politikası” olarak çevrilebilecek olan politikalar yürürlüğe giriyor.[2] Yukarıda değindiğimiz gibi birinci ve ikinci dünya savaşı arasındaki dönemde dünyanın hep birlikte fakirleşmesine yol açmış olan bu politikanın bu kez nasıl sonuçlanacağı merak konusu.    

Açıklanan listede en iyi durumdaki ülkeler standart oranın (yüzde 10) üzerinde ek vergiye tabi olmayan yani yüzde 10’luk gümrük vergisiyle kalan ülkeler. Bunların en önemlilerini şöylece sıralayabiliriz: İngiltere, Brezilya, Singapur, Şili, Avustralya, Türkiye, Kolombiya, Peru, Birleşik Arap Emirlikleri, Yeni Zelanda, Arjantin, Mısır, Suudi Arabistan ve Fas.

Şimdi gelelim bu durumun Türkiye’yi nasıl etkileyeceğine. Bu yeni gümrük vergisi oranları yürürlüğe girmeden önce Türkiye ABD’ye çok düşük gümrük vergisi oranlarıaltında ihracat yapıyordu. Bazı mallar için bu oranlar sıfırdı (Türkiye’nin tabi olduğu gümrük vergisi oranları ve ilgili mallar dökümü için şu linkte yer alan ayrıntılı listeye bakılabilir:

https://wits.worldbank.org/tariff/trains/en/country/USA/partner/TUR/product/all

Bu durumda Türkiye’den ABD’ye yapılacak ihracat ister istemez pahalanacak. Yine de standart oranın üzerine ek bir vergiyle karşılaşmadığı dikkate alınırsa Türkiye’nin bu düzenlemeden nispeten kazançlı çıkmış sayıldığı söyleyebiliriz. Türkiye’ye özellikle tekstil ürünleri ihracatında rakip konumda olan Çin, Hindistan, Güney Kore, İtalya, Pakistan, Tayvan gibi ülkelere standart oranın üzerinde ek vergi uygulanacak olması Türkiye’den ABD’ye ihraç edilecek tekstil ürünlerinin fiyatlarını çok daha rekabetçi hale getirecektir. Dolayısıyla tekstil ihracatında Türkiye ciddi bir avantaj yakalayabilir.

Özellikle uzak doğu ülkelerinin ve Avrupa Birliği ülkelerinin karşılaştığı ek vergiler yüksek teknolojili mallar ihracatının düşmesine yol açacak gibi görünüyor. Ne yazık ki Türkiye bu alanda rekabetçi bir yapıya sahip değil. Yıllardır yüksek teknolojili ürün üretimimizi ve ihracatımızı artıramadık. Bu durumda yapılacak en doğru iş bu malları üreten uzak doğu firmalarıyla burada ortaklıklar kurarak üretimlerini burada Türk markaları altında yapmalarının sağlanması olacak. Böylece bu üreticiler Türk firmalarıyla ortak olarak ve Türk markasıyla üretecekleri ürünleri daha düşük gümrük vergileriyle ABD’ye ihraç edebilirler. Bununla birlikte bu tür ihracat arttığında ABD’nin Türkiye’ye de ek vergi uygulamayacağının garantisi bulunmuyor.   



[1ABD jargonunda tarifeler diye anılan uygulamanın Avrupa’daki adı customs duty’dir. Bizde de şimdilerde tarife olarak kullanılmaya başlanmış olsa da Türkçe karşılığı gümrük vergisidir.

[2] Bu politikanın özü ithalatı azaltıcı ve ihracatı artırıcı önlemler alarak dış ticaret açığını azaltmak olarak belirtilebilir.



Yorumlar

  1. Hocam, Türkiye’ye yansımasını çok doğru özetlemişsiniz. İkinci Dünya savaşı sonrası bizzat ABD önderliğinde kurulan kurumların ve Bretton Woods konferansının ruhuna aykırı olan bu uygulamalar sonuçta dünya ticaret ve refahının gerilemesine neden olacak 17-18 yy. Merkantilist anlayışı yansıtmaktadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Haklısınız.

      Sil
    2. Türkiye ihracatının ABD'in toplam ithalatının içindeki payı okyanusta bir damla bile değil. İhmal edilebilir.

      Sil
  2. Hocam,uzak doğu ülkeleri ile işbirliğinde Amerika fark ettiğinde bizim oranımızı da arttırma riski var.
    En düşük vergi oranı uygulanan ülkeler içindeyiz.kuru biraz arttırıp fiyat iskontosu yaparak amerikaya ürün satarken cazip ülke haline gelinebilirmi? Yani %10 gümrük vergisi avantaja çevrilebilirmi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir aşağıda yazan tekstilci arkadaşımız o işin o kadar kolay olmadığını anlatmış. İşin içinde olan birisi olduğu için onun gözlemleri benimkinden çok daha önemli.

      Sil
  3. Mahfi bey- oldukça aciklayici ve akici bir yazi- her zamanki gibi.. Tekstil sektörü icinden biri olarak, her ne kadar ek gümrük vergileri diger ülkelere gore avantajlı görünse de, Türkiye 'deki işçilik maliyetlerinin diger ülkelere gore nerdeyse 5 kat olmasi ve coğrafik olarak teslimatlarda Amerika'ya cok avantajlı olmamamız beni Tekstil sektörüne ne kadar yara konusunda düşündüruyor. Ayrica, Turkiye'nin hali hazirda Amerika ile cok buyuk bir musteri bagi yok, o yuzden bu iliskilerin de kurulmasi zaman alacaktır diye dusunuyorum. Ote yandan, umuyorum ki dediğiniz gibi olur ve Tekstil sektörü icin iyi bir pazar olur. Cunku su an bu sektör Turkiye'de neredeyse iki bucuk yildir cok zorlu bir süreçten geciyor. Saygilar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Paylaştığınız için teşekkür ederim. Evet ben de tekstilci arkadaşlara konuştuğumda bu sıkıntıları aktarıyorlar, haklısınız.

      Sil
  4. Nebukadnezar'ın Rüyası ve Günümüz İçin Dersler
    ...Bir gece Nebukadnezar bir rüya görür ve onun etkisinden bir türlü kurtulamaz. Rüyada gördüğü şey kentin ortasında yükselen görkemli bir heykeldir. Heykelin başı Nebukadnezar’ın başıdır ve altındandır. Gövde gümüşten, etek bronzdan, bacaklar demirden, ayakları ise kildendir.Bunun ne anlama geldiğini öğrenmek için kâhinlere danışır. Kâhinler rüyanın anlamını korkudan söyleyemezler ...

    Trump da bu rüyayı görmüş müdür hocam?

    Not: Rüyanın tabiri için okuyunuz:
    https://www.mahfiegilmez.com/2013/12/nabukadnezarn-ruyas-ve-gunumuz-icin.html

    3 defa yazılmış olan bu yazının farklı notları için hepsinin okunmasını tavsiye ederim:
    https://www.mahfiegilmez.com/search?q=nebukadnezar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Trump ne rüyalar görüyor kim bilir?

      Sil
    2. Hocam yazınızın sonundaki kehanet doğru çıktığına göre sizede Kahin Mahfi diyebilirmiyiz?

      Sil
    3. :) Bunun için kâhin olmaya gerek yok.

      Sil
    4. Mahfi hocam, IMF Başkanı bu rüyayı yorumlamış:

      (ABD’nin açıkladığı yeni gümrük tarifelerinin) büyümenin yavaşladığı bir dönemde küresel görünüm açısından önemli bir risk teşkil ettiği açıktır. Dünya ekonomisine daha fazla zarar verebilecek adımlardan kaçınmak önemlidir. Amerika Birleşik Devletleri ve ticaret ortaklarını, ticari gerilimleri çözmek ve belirsizliği azaltmak için yapıcı bir şekilde çalışmaya çağırıyoruz" ifadesini kullandı. kaynak: ekonomim.com

      Sil
    5. Trump ruyalara girmesinde gerisi cok onemli degil gibi

      Sil
  5. Hocam Trump'ın "ABDye uygulanan vergiler" olarak listede verdiği rakamların gerçek tarife oranı olmadığı, şu şekilde hesap ile belirlendiği söyleniyor ve eleştiriliyor:
    https://x.com/JamesSurowiecki/status/1907559189234196942?t=GqwDrhM-xxyoF0Nq8HV9HA&s=19

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu çok yaygın bir eleştiri.

      Sil
    2. Bu linki yazının içine taşıdım. Teşekkür ederim.

      Sil
  6. Murat DAĞLIOĞLU3 Nisan 2025 17:32

    Yazınız için teşekkürler!

    YanıtlaSil
  7. Tarifeler sonrası Tekstil sektörümüz için görünen göreceli avantajımız iç piyasaya zam olarak yansımaz mı :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekstilde ciddi bir arz fazlalılığı var hocam iç piyasaya zerre etki etmez . Kapasiteler %50 çalışıyor.

      Sil
  8. Hocam, öncelikle bilgi paylaşımınız için teşekkürler. Bu tarifeler ABD ekonomisinde enflasyon, yavaşlayan büyüme ve faiz arttırımlarına sebep olabilir mi? ABD içerisinde yatırıma teşvik edici reformlar yapılmadığı sürece bunun Amerika ekonomisine katkısından çok zararı olmaz mı? Eğer sorularımın cevapları olumsuzluk içeriyorsa Trump'ın neden bu politikayı izlediğini anlamak mümkün değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump'ın beklentisi büyümenin artması yönünde. Bunu ancak yatırımcıların ABD'ye gelip gelmeyeceğini gördükten sonra anlayabiliriz. Ancak ilk ağızda ABD'de enflasyonu artırıcı etkiler yaratacağını sanıyorum. Eğer bu gerçekleşirse dediğiniz gibi Fed, faiz artırmak zorunda kalabilir.

      Sil
  9. Mahfi hocam selamlar

    YanıtlaSil
  10. Peki hocam bu gelişmeler ışığında doların hikayesi nasıl yazılacak, diğer rakipleriyle ilişkisi nasıl olacak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar diğer paralara karşı değer kaybediyor. Piyasalar yeni gümrük vergilerinin enflasyon yaratacağı görüşünde.

      Sil
  11. Mahfi hocam teknolojik ürünlerde rekabetçi değiliz bunun için uzak doğulu firmalarla Türk Malı olarak ortak üretim ile ABD ye ihracatı yaklaşımı Türkiye için ek tarife gelmesi için çok riskli olmaz mı? Ülkemizdeki işçilik ücretleri ile bu durum zaten zor çünkü bakın tekstilde & ayakkabı da bile Mısır da üretip kendi kendimize ithal ediyoruz.

    https://www.ekonomim.com/ekonomi/ayakkabicilar-da-misira-tasindi-ithalat-12-kat-artti-haberi-807838

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonuçta Mısır'a da bizim gibi yüzde 10 standart gümrük vergisi uyguluyor ABD. Yani bizimkiler oradan ihracat yapabilir.

      Sil
  12. Hocam enflasyon hortluyormu?

    YanıtlaSil
  13. Mahfi bey son 3-4 yıldır. Turkiyedeki olumsuzlukları batı ülkeleriyle beraber takip etmeye çalışıyorum. Trump 3. Donem başkanlık hayali kuruyor. Fransa le pen'e siyasi yasak getirdi. Bizden farkları herşeye rağmen yaptırımı olan bir anayasaları var. Ekonomi bizde 5 bozuluyorsa orada 1 bozuluyor. Hadi biz bittik diyelim batı ve abd bu durumu sürdürülebilir mi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok doğru tespitler. Görebildiğim kadarıyla eskiden siyaset batıda daha çok ülkeye hizmet edip şan şöhret sahibi olmak için yapılırdı. En azından siyasetçilerin ağırlığı bu yöndeydi. Son dönemde bu anlayış değişti şimdi pek çok kişi siyasete ya para kazanmak için ya da kral olmak için giriyor (ya da ikisi birden.) Daha ilginci seçmenler de bu insanları tercih ediyor. Bozulan yalnızca ekonomi değil hemen her alanda bozulma var. Hukuk eskisi kadar kutsal görülmüyor, demokrasi eksikleri artıyor, liyakate verilen önem azalıyor.
      Batının gelişmiş demokrasileri kendi ilkelerini gelişmekte olan ülkelere ihraç edemediler. Tam tersi olmaya başladı gelişmekte olan ülkelerin ahbap çavuş demokrasisini ithal etmeye başladılar. Bunun sonu nereye varacak ben de merakla izliyorum.

      Sil
  14. Hocam Dünyayı etkileyen tüm olaylarda ülkemiz için "krizleri fırsata çevirmek " şehir efsanesi oldu. Bu sefer gerçekleşir mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Normal durumu fırsata çeviremeyenlerin krizleri fırsata çevirmesi tam bir şehir efsanesi gerçekten de.

      Sil
    2. Teşekkürler Hocam .

      Sil
  15. Sayın Eğilmez, açıkça anlaşıldığı üzere Liste, savunma sanayi yani silah satışlarını kapsamıyor. ABD bilindiği üzere elini öpene, istediğine, istediği fiyattan savunma sanayi malzemelerini, silah satışlarını yapıyor. Bu durum hesaba katılırsa durum ne olur acaba.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Trump'ın getirdiği ek vergiler ülkeler dışında bazı mallara ek vergiler getiriyor. Mesela otomobil ithalatında (nereden ithal edilirse edilsin) ek % 25 vergi var. İlaçlar için de çalışmalar var. Henüz savunma sanayi ve silah için ayrı bir oran yok. Ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor. Muhtemelen ABD bu konuda alıcı olmaktan çok satıcı olduğu için misillemeden çekiniyordur.

      Sil
  16. Hocam dengeler değişirmi?

    YanıtlaSil
  17. Mahfi Hocam Türkiye'deki bisküviler içinde eskiden palm yağı ve kanola yağı ve de pamuk yağı yoktu Avrupa'da mesela bisküvilerde ne palm yaği ne kanola yağı ne de pamuk yağı var. Kanala ve palm kanser yapıyor diyen doktorlar var. Turkiye'de hem fiyatlar pahalı hem de malzeme kötü. Buradan bu gıda sektöründe birilerinin acayip zengin olması lazım. Avrupa'da Petit Beurre içinde terayağ var Türkiye'de palm yağı var sorumlular hakkında kim ne yapacak şimdi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye bu konuda eskiden son derecede dikkatli idi. Ne zaman ki şeker fabrikaları özelleştirildi ve mısır şurubu kullanılır oldu olay değişti bu dedikleriniz de öne çıktı. Tümüyle ABD'nin ve Amerikan firmalarının baskısıyla oldu bu değişiklikler, bizim üreticinin de işine geldi.

      Sil
  18. Sayin hocam uluslararasi arenada Guney Kore ismini “Kore” olarak kabul ettirebilmis degil. Kuzey in iddiasi da ayni. Siz listenizde G.Kore yerine Kore ismini bilincli mi yazdiniz yoksa yanlislikla mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uluslararası sitelerde Kore olarak kullanılıyor.

      Sil
  19. Hocam, bu uygulamalara ayak sesini duyduğumuz “Küyerelleşme”-nin varışı diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence buna "yeni merkantilizm" demek daha doğru.

      Sil
  20. Hocam Trump dış ticaret açığı konusunda haklı olabilir ama 5 sente bastigi dolari tum dunyaya dayatmasi ve uluslararası ödeme sistemini sopa olarak kullanmasi dolayısıyla o tarifeleri hak ediyor bence. Küresel firmalarının tüm dünyadan emdigi kaynaklar da cabası tabi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve doların egemenliği değişmediği sürece bu devam edecek.

      Sil
  21. Hocam Dünyada geçerli en önemli rezer para birimlerinden biri olan ABD doları nasıl dünyaya yayılıyor ve bu vergiler afete dolarıyla nasıl bir ilişkisi olabilir olumlu veya olumsuz olarak yani Amerika dolar satıyor karşılığında milletten mal alıyor yani kağıt para basıyor gibi mi anlamamız lazım yoksa bu farklı bir şey mi doların basımı yayılması ticaret etti Amerika'ya artı ve eksilerini ve dünya artı ve eksilerini anlatan bir yazınız var mı acaba bazıları da şunu söylüyor yani dolar zaten Amerika'nın elinde dolayısıyla Amerika'nın çok yüksek gümrük vergileri koymasına gerek yok veriyor doları alıyor ürünü doğru mu acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doların dünya parası haline gelmesinin üç nedeni var: (1) En uzun süre altın karşılığı basılmış para olması, (2) Altının dolarla fiyatlanması, (3) Petrolün dolarla fiyatlanması.
      Her ne kadar ABD istediği kadar para basabilir görünse de her şeyde olduğu gibi bunun da limiti var. O limitler aşıldığında enflasyon alıp başını gidebilir. gerçi son dönemlerde doların dünya parası olması nedeniyle ABD'de basılan paralar ABD'de kalmayıp daha uygun koşullu ülkelere gidiyor ama hepsinin de bir dönüşü var tabii.

      Sil
  22. ABD`nin nüfusu 340 milyon. Diğer ülkelerin yöneticileri ABD'yi çok rahat bir biçimde dize getirebilirler. Rusya, Cin ve Hindistan, Vietnam gibi Asya ülkelerinin önderliğinde ülkeler tamamen dolar kullanımını bıraksalar, ABD ekonomisi kısa sürede çöker. Ayrıca, Google, Facebook, Instagram, Twitter, Youtube gibi ABD temelli büyük teknoloji firmalarına erişimi yasaklasalar hem kendi teknoloji firmaları gelişir hem de ABD ekonomisi çok ciddi bir yara alır. Bunlar yapılmasa bile bu ticaret savasi en cok ABD ye zarar verecektir. Turkiye'nin akilli bir bicimde davranıp, Cin, Japonya, Rusya, Hindistan, Avrupa Birligi, Arap ulkeri ile ticaretini artirmasi gerekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye, uzak doğu ülkeleri gibi yüksek teknolojili mal üretimine giremediği ve marka yaratamadığı sürece Arap ülkeleri dışında ticaretini ancak ithalat yönünde artırabilir.

      Sil
  23. Merhaba, çok bilgilendirici bir yazı, teşekkürler… ek vergi getirilen ülkelerdeki firmalar ürünlerini aktif olduğumuz piyasalara kaydırırsa bununla baş edemeyecek sektörlerimiz de olabilir diye düşünüyorum maalesef… özellikle kur dezavantajımız da varken… umarım dediğiniz pozitif perspektif daha ağır basar. Saygılar,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Haklısınız, yazıda işin olumlu yönlerini öne çıkarmış olsam da dikkatli davranmazsak olumsuz yönlerinden etkileniriz. Hızla işbirlikleri geliştirmemiz lazım ama ne yazık ki uğraştığımız konular bunlar değil.

      Sil
  24. Dolar bazında bukadar yüksek asgari ücretlemi?:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dolar bazında ücretler yüksek değil, kur yapay olarak düşük tutuluyor. Kur 45 TL olsa ücretler dolar bazında normale döner.

      Sil
  25. Türkiye bu tarif avantajını kullanarak ABD'ye olan ihracatını arttırması sonucunda ABD'nin bize olan dış ticaret açığı artma eğilimine girerse, orta vadede %10 olan gümrük vergisi oranı artmayacak mı?

    YanıtlaSil
  26. Mahfi hocam, bir konu da Brics parasının çıkarılamama nedenlerini ve dolara alternatif bir rezerv paranın mümkün olup olmayacağını (Yuan mesela) tartışan bir yazı yayınlar mısınız?
    Bazı fikirlerim var, bu konuda okumalar da yapıyorum ama sizin analizinizi ayrı önemsiyorum.

    YanıtlaSil
  27. Mahfi Bey Merhaba, Yeni vergileri en güncel hangi sitede görebilirim. HS code girerek o malin ABD'ye ihracatina iliskin vergiyi en dogru sekilde görmek güzel olurdu dogrusu. Cunkü bazi mal/ürün gruplari bu vergilerden muhaf.

    YanıtlaSil
  28. Sayın Hocam; Mısır için bizim gibi %10 abd gümrük vergisi listede...Malum ,tekstil yatırımcısı Mısıra kaymıştı son yıllarda.Bizi olumsuz etkileyecek bu durum.Endonozya,Vietnam,Bangladeş vb.listede bulamadım...Ayrıca Kuzey Makedonyaya astromomik vergi var,Ermenistana yok...Kazakistana da keza vergi çok...BRİCS üyesi olan Mısıra ,Suidilere neden vergi yok...

    YanıtlaSil
  29. ABD ile ticaret yapan ülkeler sattıkları malın karşılığı DOLARI ülkelerine götürmeden ABD merkez bankasında yada kendi ülkesi banka şubesinde DOLAR olarak depoluyor ABD den mal aldıklarında bu DOLARI kullanılarak ülkesinin DOLAR karşısında kendi para biriminin değer kaybından etkilenmeden (ENFLASYON) ticareti gerçekleştiriyor bunu genelde ÇİN dünya çapında uygulayarak ülkesindeki enflasyondan korunuyor ABD EKONOMİ ve GÜVENLİK EKOLÜ araştırmaları sonucu bu yolu seçmiş görülüyor bunun yanı sıra ENÇOK KAYIRILAN ÜLKELE arasında Türkiye'nin olması sevindirici bu küresel ENFLSAYON verileri yüksele bilir

    YanıtlaSil
  30. Dolar merkezin baskısı ile enflasyonun altında arttıgı için tekstil dahil hiçbir sektörümüz için avantaj olmayacak.2 yıldır ihracat rakamları sabitlendi artamıyor çünki bahsettiginiz gibi teknolojik üretimimiz çok sınırlı.Benim dikkatimi çeken Meksika nın abd ye ihracatın bizim toplam ihracatımızın neredeyse 2 misli olması???meksika nufus ve sosyal yapısı benzer mafya ve yasadışılıgın kol gezdigi bir ülke idi,son seçimlerle işbaşına gelen iktidar kısa sürede birşeyleri olumlu yönde degiştirmiş galiba???

    YanıtlaSil
  31. Hocam elinize sağlık, Türkiye'nin ABD ye ihracıtının önünde böyle bir kolaylık varken diğer taraftan takribi %25 e yakın düşük kur politikası esasen nötr duruma getirmez mi rekabet gücünü. Bunu bir handikap olarak değerlendirebiliriz sanırım. Kurda olası bir reel değere ulaşma durumu ise gerçekten ihracatımızı güçlendirebilir.

    YanıtlaSil
  32. Hocam, kaleminize sağlık. Bu kararlar, servet transferine de sebebiyet verebilir mi? (satışları düşen, piyasa değeri ucuzlayan şirketlerin sermaye sahibi kesimlerin kontrolüne girmesi gibi)

    YanıtlaSil
  33. AB ve Çin'in İngiltere ve Türkiye üzerinden ABD'ye re-export ihracatı artabilir mi?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kapitalizm

Faizin Doğuşu ve Yasaklanışı

Osmanlı'dan Devraldığımız Borçlar