Üç Kişilik Bir Ailenin Aylık Geliri

Türkiye’nin 2024 yılında cari fiyatlarla (yani enflasyondan arındırılmamış fiyatlarla) GSYH’si 43.411 milyar lira olarak açıklandı. Aynı yılın yıllık ortalama USD/TL kuru 32,77. Buna göre dolar cinsinden cari fiyatlarla GSYH’miz (43,411 / 32,77 =) 1.322 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Ekonomimizin 2024 yılında 2023 yılına göre yüzde 3,2 büyüdüğü de açıklandı. 2023 yılının GSYH’si 1.130 milyar dolardı. Bakkal hesabıyla gidersek 2024 yılında GSYH’nin (1.130 x 1,032 =) 1.166 milyar dolar olması gerekir. Aradaki fark olan 156 milyar dolar fiyat artışlarından geliyor, dolar ile cari fiyatlarla GSYH hesaplanırken olmasa da büyüme hesaplanırken elimine ediliyor.

Meseleyi daha açık olarak ortaya koyabilmek için farklı bir biçimde anlatayım: GSYH, Türk lirası fiyatlar üzerinden hesaplanıyor (çünkü Türkiye’de Türk Lirası geçerli.) Bu fiyatlar önceki yıla göre enflasyonla artmış fiyatlar. O nedenle bu şekilde elde edilen GSYH’ye cari fiyatlarla GSYH deniyor. Büyüme hesaplanırken GSYH içindeki mal ve hizmetlerin fiyatları yerine önceki yılın fiyatları alınıyor ve böylece enflasyon elimine ediliyor. Bu durumda büyüme yüzde 3,2 olarak çıkıyor. Buna karşılık GSYH dolara çevrilirken cari fiyatlarla GSYH (43,411 milyar TL) esas alınıyor ve 2024 yılının ortalama USD/TL kuru olan 32,77’ye bölünerek 1.322 milyar dolarlık dolar cinsinden cari fiyatlarla GSYH bulunmuş oluyor. Burada da bir anormallik yok, bütün dünyada böyle hesaplanıyor. Ama bütün dünyada böyle hesaplanıyor olması bunun doğru olduğu anlamına gelmiyor. ABD’nin parası zaten dolar olduğu için onun GSYH’si doğruyu gösteriyor. Enflasyonu düşük ve kuru da gerçekçi olan ülkelerde GSYH bu şekilde hesaplanınca da gerçeği gösteriyor. Buna karşılık bizim gibi enflasyonu yüksek, kuru baskılanmış olan ülkelerde işler karışıyor. Formül şöyle:

Cari Fiyatlarla GSYH USD = Cari Fiyatlarla GSYH TL / Yıllık Ortalama USD/TL Kuru

Bu formülde enflasyon ne kadar yüksekse Cari Fiyatlarla GSYH TL o kadar yüksek, Yıllık Ortalama USD/TL kuru ne kadar düşükse Cari Fiyatlarla GSYH USD o kadar yüksek çıkar. 

İnsanlar Türkiye’nin GSYH’si 1.322 milyar dolar dediğinizde buna inanabilirler. Çünkü bu, onların ölçme yeteneğinin dışında bir veridir. Buna karşılık kişi başına geliri hesaplayıp açıklamaya gelince bu hesabın inandırıcılığı düşer.

Kişi başına gelir, GSYH USD nin nüfusa bölünmesiyle bulunur.

Kişi Başına Gelir USD = GSYH USD / Yıl Ortası Nüfusu

Hesabı 2024 yılı için yaparsak:

Kişi Başına Gelir USD = 1.322 milyar USD  / 85,5 milyon kişi = 15.463 USD (yuvarlamalar nedeniyle küçük farklar çıkabilir.)

Buna göre Türkiye’de 2024 yılında kişi başına ortalama yıllık gelir 15.463, aylık 1.288 dolar olmuş. Üç kişilik bir çekirdek aile için bu (1.288 x 3 =) 3.864 dolar ediyor. Bunu ortalama kurla çevirirsek (3.864 x 32,77 =) 126.623 Türk Lirası eder. 2024 yılında asgari ücret net 17.002 lira idi. Örneğimizdeki çekirdek ailedeki üç kişi de 2024 yılında asgari ücretle çalışmış olsa, bu ailenin aylık geliri (17.002 x 3 =) 51.006 TL eder. Bu durumda bu ailenin geliri, sözünü ettiğimiz ortalama gelir olan 126.623 liradan 75.617 lira uzakta demektir.

Ortalama hesapların gerçekten ne kadar uzak olduğu bir yana bırakılırsa bu basit hesap bize Türkiye’de gelir dağılımının ne kadar bozuk olduğunu gösteriyor.

Yorumlar

  1. Veriler hatalı olduğunda formül ne kadar mükemmel olursa olsun sonuç yanlış olur. Yanlış sonucu bilerek doğrulamak tam politikacılara özgü bir davranıştır. Bilim hiçbir zaman bu sonucu onaylamaz.
    Teşekkürler Mahfi bey..

    YanıtlaSil
  2. Hocam bu ülkede hersey yalan sende kabul et artık bunu rahatına bak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim tek derdim gerçeği ortaya koyabilmek.

      Sil
  3. İnsanlar artık rakamlara değil yaşadıklarına bakıyor. Enflasyon açıklanıyor, benim pazar enflasyonum bu değil diyor. Büyüme rakamları, kbmg açıklanıyor insanlar borç durumundaki büyümeden, satmak zorunda kaldığı taşınmazından bahsediyor. Artık rakamlar inandırıcılığı yitirdi, matematik oyununa dönüştü.

    YanıtlaSil
  4. "ortalama kurla çevirirsek (3.864 x 32,77 0 =) 126.623"
    fazladan bir 0 tuşunw basım var

    YanıtlaSil
  5. Adalet her alanda öldürüldü.
    Kalkınma desen sadece kendileri ve yandaşları kalkınıyor.
    Partiyide onlar yapıyor biz izliyoruz.

    Elinize sağlık Hocam.

    YanıtlaSil
  6. Hocam , yıl içi ortalama dolar kurunu 50 TL olarak aynı hesabı yaptım. 126.900 TL buldum. Tekrar çalışacağım.

    YanıtlaSil
  7. Teşekkürler Mahfi Hocam.

    YanıtlaSil
  8. Ahmet Davutoğlu Cengiz Holding'in 30 kere, Kalyon ve Limak Holding'in ise 19'ar kere vergi affına tabi tutulduğunu söyledi. Bu durumda bu adaletsiz düzende emekli maaşları nasıl iyileştirilsin, gelir adaleti nasıl sağlansın. Emekliyi düşünen var mı?

    YanıtlaSil
  9. Deveye boynun niye eğri demişler, deve de nerem dogru ki demiş..ulkede tüm rakamlar hatalı(yalan) olunca,değerlendirme zor oluyor..iki memur maasi girse eve gene o para girmez evde,cocuk var ise daha dramatik bir durum olusur..fark kimin cebinde.

    YanıtlaSil
  10. Kuru tutmaya ne kadar devam edecekler acaba ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Epey bir süre edecek gibiler.

      Sil
    2. Epey derken 2032'ye kadar mi?

      Sil
    3. Hiç bir şekilde kuru tutamayacaklar ve hepimiz ıslanacağız. Maalesef görünen bu.

      Sil
    4. 2028 seçime kadar

      Sil
    5. Adsız10 Mart 2025 15:09
      Bu espriyi her yerde tekrarlamakta ısrarcı mısınız?

      Sil
    6. Adsız10 Mart 2025 16:55
      Mahfi Hocamız yorumu onayladığına göre o beğenmiş.Siz neden rahatsız oldunuz?

      Sil
  11. Hangi veri doğru sadece istenilen veriler ve oranlar servis ediliyor aslında hiç uğraşmaya gerek yok yıl sonu enflasyon hedeflenen seviyededir diye ilan edilsin (enflasyon da kim oluyor hele bir söz dinlemesin)

    YanıtlaSil
  12. Hocam, Euronews'de 2022 verileri ile yapılmış haber vardı:

    https://tr.euronews.com/2024/03/27/servet-dagilimi-adaletsizligi-turkiye-ve-isvec-avrupada-zirve-icin-yarisiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hocam çok teşekkürler bu yazı çok iyiymiş

      Sil
  13. Hocam doların düşük tutulduğu, gsyh'ın en fazla 1 trilyon dolar olduğuna katılıyorum. Dolar zaten bence bugün 60 olmalı. Fakat, yaptığınız hesaptaki geliri net değil brüt olarak düşünmek gerekli bence. Çünkü bu harcamalarda tüm vergiler, hizmetler, sağlık eğitim vs. de var. Yani Brüt maaş olarak düşünmek lazım 126 bin lirayı bence.

    YanıtlaSil
  14. Yazınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  15. Bu yazınızı hiç anlamadım.

    Çok matamatik var.

    YanıtlaSil
  16. Yazı tamamen yanlış.

    Çünkü:

    "Üç" kişilik aile olmaz.

    "Beş" kişilik aile olur.

    2 ebeveyn (ana & baba) ve 3 çocuk!

    Unuttunuz mu: 3 çocuk şartı var!

    YanıtlaSil
  17. 2024 GSYH 'yı hesaplarken ENFLASYON yüzde 75 olarak hesaplanıyor, asgari ve emekli ücretlerine gelince yüzde 25 .

    YanıtlaSil
  18. MAHFİ HOCAM BU tabloyu sadece tl ÜZERİNDEN hesaplasak YİNE aynı sonuçmu ÇIKAR.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. niye böyle bir büyük bir küçük harflerle yazdınız?

      Sil
  19. HOCAM ortalama ömürü 75 olarak varsayalım .45 yaşında emekli olan bir insanın 30 YIL boyunca asgari ücrete yakın bir emekli maaş almasımı normal ,yoksa, emeklilik yasasını 1 ay ile kaçırıp 60 yaşında emekli olup, 15 yıl maaş almasımı ANORMAL.

    YanıtlaSil
  20. SİZİN HESAPLAMALARINIZA GÖRE, ASGARİ ÜCRETİN 42500 TL, EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞININDA 28500 TL OLMASI GEREKIYOR.GERÇEK BU HOCAM.

    YanıtlaSil
  21. MAHFİ hocam, bakkal hesabıda olsa, aritmetik ,matematik,cebirde olsa kişi başına gelirde son üç yılda inanılmaz zarar var.

    YanıtlaSil
  22. Elçilikte çalışan bir arkadaşımız euro ÜZERİNDEN maaş alırken, ,SON yıllarda euro aldığı maaşın türkiye enflasyonu karşışinda İNANILMAZ eridiğini anlattı.bu nasıl oluyor HOCAM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü bizde enflasyon kurdan daha fazla artıyor.

      Sil
  23. Mahfi hocam TCMB politika faizini yine 250 baz puan indirdi. faizi daha yüksek oranda aşağı çekmesinin önünde ne engel var?

    YanıtlaSil
  24. GYSH yi ve tabiki enflasyonu yükselten emlak ve konut enflasyonudur 70,81% tuik e göre ki bu değer çok daha yüksekdir Türkiyede düzen isteniyorsa emlak rantı engellenmeli emlak ve imar yasaları ve müteahhidlik düzenlenmeli ve hiç taviz verilmeden uygulanmalı geçmişde yasalara karşı gelip avantaj sağlamış olan ayrıcalıklı olanlar kadar her T.C. vatandaşı ayni hakları almalıdır.

    YanıtlaSil
  25. Çevremde sadece asgari ücretle geçinen bir aile tanımıyorum. Asgari ücret ülkede genellikle 2. maaş olarak haneye giriyor. Ülkedeki yüksek oraanda bir nüfüsun bağ,bahçe,ek iş,kira gelirleri gibi farklı geliri var. Özellikle anadoluda bu daha da yaygın. Büyük şehirlerde mirastan uzak kalan kişiler için böyle olmayabilir ama kücük bir dilimi kapsıyor.
    Tabi çalışan için böyle, işin birde emekli kısmı var. Emeklilerde çalışıyor. Hem çalıştığı yerden maaş, hem emekli maaşı hemde köydeki bağ,bahçe gelirleri oluyor..

    Beyaz ve mavi yakalı kesim olarak çok masum düşünüyoruz. Aslında bu ülkedeki en fakir kesim beyaz ve mavi yakalılardır. Zaten anadoludaki ek gelirli asgari ücretlilere soracak olsanız onlar için ekonomi kötü değil, işler yolunda...

    YanıtlaSil
  26. Muhasebeci Ahmet6 Mart 2025 22:05

    Sayın Mahfi Hocam mesela GİB internet vergi dairesinde ev kirası için senelik vergi istisnası 33000 TL yani aylık 2700 TL 'ye denk geliyor. Bu fiyata yani aylık 2700 tlye kira mı kaldı ki bu istisnayı senelik 33000 TL belirlemişler ? Öte yandan dükkan kirası vergisi için senelik istisna tutarı 230000 TL yani aylık 19166 TL'ye tekabül ediyor diğer tarafta gariban emekli vatandaşın zaten emekli maaşı enflasyon altında kalmış vaktinde yaptığı birikimlerini fazladan ev alıp kiraya vermiş oradan aylık 2700 TL üstünde kira alsa vergiye tabi iken dükkan sahibi milletvekili kirası 19000 TL olduğu için vergi ödemeyecek. Bu ülkede kanunları yapanlar maalesef kendilerine göre kanun çıkartıyorlar. Yıllık 33000tl ev kirası istisnası çok düşük bir meblağ ki diyanetin hesapladığı fitre parası bile günlük 180 TL ve aylık 5400 TL ederken gariban emeklinin kiralık evden istisna tutarinın aylık 2700 TL olması bu hayat pahalılığında trajik bir olay belki emekliliği de olmayabilir bu kişinin belki babasından kalma evi kiraya vererek de geçiniyor olabilir. Daha az para kazanıyor daha çok vergi veriyor. Bu yüzden apartmanların zemin katlarını eğer müteahit dükkan yapmamişsa sonradan uyanıklar imar affıyla kolon kesip dükkana çeviriyor ondan sonra depremde binalar da yıkılıyor. Türkiye'de En düşük ev kirası ve en düşük dükkan kirası 1 yıllık ne kadar ise bu istisna tutarları ona göre belirlenmelidir. Yoksa mevcut haliyle fakire çok vergi zengine hiç vergi olduğundan vergi adaletsizliği olduğunu düşünmekteyim. Dahası şirket olsa amortisman ve zararı gösterip vergiden düşebilirken eğer ev kirası için basit diye götürü usul seçilirse 5 yıl dolmadan tadilatları ve senelik bakım onarım masraflarını ve zararlarını da kira vergisi beyanına koyamiyorsun ki bunun da yanlış bir uygulama olduğunu düşünmekteyim. Bunların hepsinde adil bir vergi sistemi için reform yapılması gerektiğini düşünmekteyim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne yazık ki bu soruların yanıtı bende yok. Vergi reformu mutlaka yapılmalı.

      Sil
    2. Kanun var uygulama 0 geçen pastaneye gittim akşam fiş istedim pasta aldım akşam 8 gibi fiş no kaç olmalı 1 ilk fişi ben almışım adam onunda 50 poğaça aldı diye kesmiş güler misin ağlarmısın

      Sil
  27. hocam konu dışı bir soru:vergiler enflasyonu azaltıp arttırabilir mi?ekonomi kanalında para arzıyla ilgili bir konu olmadığı için enflasyona etki edemeyeceğinden bahseliyor da trumpın gümrük vergilerinden konu açılmışken..bence çok iddaalı bir laf.yarın öbür gün Türk halkının dünya standartlarında yaşamaya hakkı olduğunu düşünen biri başa gelse ve deseki ben otomobildeki bütün ötv yi kaldırıyorum,1 milyon olan sıfır arabalar gelecek ay 300bin olacak dese bence enflasyonu düşürür..hem de öyle bir düşürürki zincirleme reaksiyon gibi 5 sene boyunca her ay düşürür..ama ben akıllı adamım bu ülkede üretilenlerden başlardım cari açık yüzünden..tabi tüsiadtan korkmayan biri de olması lazım..biz kerizmiyiz Bursa'da bunları 1milyondan satıcaz diye ürettik 300 bin ne,aradaki farkı devlet bize versin derler sonra büyük abiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Para arzı, vergi ve enflasyon arasında şöyle bir ilişki olabilir mi?: Devletler aşırı kamu harcamaları için ya para basacaklar ya da parayı vergilerle (ve para cezaları vesaire ile) toplayacaklar. Vergiyi, ya da örneğin trafik cezalarını artırmanın daha az para basmaya (para arzını yavaşlatmaya), ve enflasyonu azaltmaya katkısı olmaz mı?

      Sil
    2. Vergileri artırırsanız harcamalar düşer çünkü eline daha az para geçen insanlar daha az harcama yapar. Buna karşılık devlet vatandaştan ve kurumlardan aldığı bu ilave vergiyi kendisi harcarsa sonuç değişmez.

      Sil
  28. Geniş işsizlik % 28.2 (Erkeklerde % 22.8 kadınlarda ise % 37.2) İşsiz kalanların ise sadece % 20'si işsizlik ödeneğinden yararlanıyor. Dolayısıyla işsiz kalan her 5 kişiden 4'ü uzun vadeli işsiz. Çalışanların ise çoğu açlık sınırının altında çalışıyor. Çünkü asgari ücret yılın 2. ayında açlık sınırının altına düştü. Emeklinin durumu ise daha da kötü. Resmen sürünüyorlar. Bu maaşlarla ancak bir dairenin 1 odasını kiralayabilirler. Yeme içmeye para yok. Önümüzde berbat bir tablo var. Çalışamayan çocuk ve öğrenci nüfusunu da düşündüğümüzde bu durumda kişi başı milli gelir nasıl bu kadar yüksek olabiliyor? Bu veriler ülke gerçekleriyle örtüşmüyor. Rakamlar sahte. Gelir eşitsizliği ise hat safhada. Çünkü P90 / P10 oranımız 13.3 seviyesinde. Adaletin bu Türkiye? Bir taraf sürekli nemalanırken bir taraf da sürekli sefalet içerisinde yaşıyor. Çok kötü yönetiliyoruz. Ben bu tabloda herhangi bir böbürlenme unsuru göremiyorum. Bilakis sefalet içerisinde bir yaşama mahkum edilmiş ve sabredin denilerek kendi hallerine terk edilmiş koskoca bir halk görüyorum. Sarayın dili olsaydı ve milyonların bu durumunu görseydi utancından konuşamaz; iki elini başının arasına alarak hüngür hüngür ağlardı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O halde işsizler arasından uzun vadede her 5 kişiden 4’ünü sistem eliyorsa, demek ki bunlar iş bulsalar bile birilerinin yerine iş bulmuş olacaklar fakat bu sefer de işten çıkanı sistem elemiş olacak. Geniş işsizlik % 28.2 ise ve bunun da % 80’i uzun vadeli işsizse o halde Türkiye’de her 100 kişiden yaklaşık 23 kişi sistem dışı kalıyor demektir. Yatırımlarla istihdam sayısının doğru orantılı olduğunu düşünürsek, bu durumda kimsenin sistem dışı kalmaması için toplam yatırımların en az 1/4 oranında artması gerekmektedir. Benim kabaca yaptığım bu hesabı acaba Bakanlıklar yapıyor mu ya da yatırımların artması için herhangi bir çalışma yapılıyor mu derin bir kuşku içerisindeyim. Ülkeye yabancı yatırımcı gelmeden ve ihracatı mevcut seviyeden çok daha ilerisine götürmeden bu sorunu çözebilmemiz mümkün değil. Dönüp dolaşıp aslında yine hukuka geliyoruz. Bizim acilen polis devleti imajımızı düzeltip, yabancı yatırımcının önünü açmamız gerekiyor. Sosyal göstergelerde başta hukukun üstünlüğü, demokrasi ve yolsuzluk endeksi olmak üzere pozitif yol almamız ve bunun için de doğru reformları yapmamız gerekiyor. Bir an evvel gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmamız gerekiyor. Fakat maalesef böyle bir derdimizin olmadığını görüyorum. Böyle olunca da yatırımlar artmıyor, milyonlar sistem dışı kalmış oluyor; gençler evlenemiyor, geleceğe umutla bakamıyor vs. Bir dizi sorunla karşı karşıya kalmış oluyoruz.

      Sil
  29. hocam istatiksel grafik verilerine hangi sitelerden ulaşabilirim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. TCMB, Hazine ve Maliye Bakanlığı, TUİK, www.tradingeconomics.com

      Sil
  30. Mahfi bey,

    Size tek sorum var, başka hiçbir sorum yok:

    Sizin bu "üç kişilik aileler"in durumunu düşünüp endişelendiğiniz kadar, bu "üç kişilik aileler" kendilerinin durumunu düşünüp endişeleniyor mudur?!

    Emin misiniz?!

    Cevabınız nedir?!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence 3 kisilik aile en endisesiz olmasi gereken aile olabilir.

      Sil
  31. Hocam ilgili ayın yıllık enflasyonu ile aynı ayın kira artış oranı neden farklı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çünkü kira artışı 12 aylık ortalama enflasyona göre belirleniyor.

      Sil
    2. Mart başında açıklanan yıllık enflasyon da son 12 ayın ortalama enflasyonu değil mi hocam?

      Sil
    3. Evet TUIK Sitesinden TÜFE haber bültenine girer de sağdaki tablolardan 2 numaralı olanı tıklarsanız açılan tablolardan en alttakine bakarsanız oradan her ay itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre değişim oranını bulacaksınız. İşte kirada o oranı esas alıyorlar.

      Sil
    4. Hocam benim anlayamadığım 3 Mart 2025'te açıklanan %39.05 oranındaki yıllık enflasyondur. Bunda da son 12 ay baz alınmıyor mu? Eğer son 12 ayın ortalaması baz alınıyorsa o halde neden kira artış oranıyla farklı çıkıyor? Aynı olması gerekmez mi? Yani Mart ayındaki kira artış oranının %53.83 değil de %39.05 olması gerekmez mi? Zarardayım hocam ben. Peki maaşlar neden bu oranlara göre revize edilmedi? İşin içinden çıkamıyorum.

      Sil
    5. Maaşlar bu oranlara göre neden mi revize edilmedi? Çünkü kiralar geçmiş enflasyona göre yapılıyor. Maaşlar ise tahnimi gelecek enflasyona göre yapıldı. Aradaki fark da kiracıya kalmış oldu. Oysaki Ocak ayında maaşlara en az %58.5 oranında zam yapılsaydı, insanlar hiç olmazsa biraz nefes alabilirlerdi.

      Sil
  32. Türkiye'de 2008 yılında ortalama hanehalkı büyüklüğü 4 kişiydi. Bu rakam en son 2023'te 3.14'e kadar düştü. Dolayısıyla aynı hesabı 3.14'e göre yapınca her ailenin açığı da 81526 liraya çıkmış oluyor. İşin ilginç tarafı aileler artık küçülüyor. Türk halkı artık eskisi kadar üremiyor. Mevzu bahis çocuk yardımı falan da değil. İnsanlar geleceğe umutla bakamıyorlar, asıl sebep bu. Maaşlar çok düşük, masraflar ise çok yüksek. Ev, araba almak hiç bir dönemde bu kadar zor olmamıştı. Temel ihtiyaçları karşılayıp sağlıklı beslenebilmek, kıtlık dönemlerinde bile bu kadar zor değildi. İnan Mutlu açıkladı. 2020'den bu yana son 5 yılda Avrupa'da gıda enflasyonu %24 artarken, bizde %684 artmış. Gerçekten olacak iş değil. Ülkeyi bu hale getiren herkesin şapkasını önüne koyması gerekiyor. Atmamız gereken doğru adımları vakit kaybetmeden biran evvel atmamız gerekiyor.

    https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Istatistiklerle-Aile-2023-53784#:~:text=Ortalama%20hanehalk%C4%B1%20b%C3%BCy%C3%BCkl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%203%2C14,3%2C14%20ki%C5%9Fiye%20d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20g%C3%B6r%C3%BCld%C3%BC.

    https://halktv.com.tr/ekonomi/turkiyenin-gida-enflasyonu-dur-durak-bilmiyor-carsi-pazar-nasil-yaniyor-919779h

    YanıtlaSil
  33. Adalet mülkün temelidir . Üç kelime , üzerine farklı dillerde ama aynı kapıya çıkacak binlerce kitap yazılacak yalnız üç kelime .

    YanıtlaSil
  34. "Boş tencere seçimde iktidar değiştirir" tezi çöktü mü? halen anketler de %32 ve üzeri oy oranına sahipler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık 2. (ikinci) sıradalar.

      Sil
    2. O dönem için bu söz doğruydu. 2001 krizinden sonra "işsizlik artıp ekonomi küçülürse iktidar değişir" tezi geçerli hale geldi.

      Sil
    3. Bence o tez de işlevsiz. İşsizlik hesaplaması da büyüme hesabına ilişkin formül de değişmez değil. Nitekim mevcut hesaplama yöntemlerini (baz yıl, işsiz sayılmayan kesim tartışmaları) bile hatalı bulanlar var.

      Sil
  35. Polislerin polis barikatıyla karşıladıkları kadınların, kadınlar günü kutlu olsun. Bir gün gelecek sizi herkes çiçeklerle karşılayacak. Gamze.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adsız8 Mart 2025 18:15,
      twitter dururken buraya neden yazdın? Burası twitter değil ki!

      Sil
    2. Kadına burada bile özgürlük yok :(

      Sil
    3. Adsız8 Mart 2025 20:51 Bırakın kadınlar burada bari özgürce sitem edebilsinler. Kadınlardan bu kadar korkmayın. Gerçekleri duymaktan bu kadar korkmayın. Kimsenin özgür düşüncesini susturmaya ya da onları başka yere yönlendirmeye çalışmayın. Elinizde ortaya atılan düşünceye karşı koyabileceğiniz bir argümanınız varsa cevap verin, yoksa insanların özgür iradelerine set vurmayın, onları serbest bırakın. Çünkü bu platformda ileri demokrasi var. Alışın bence buna.

      Sil
    4. Adsız 8 Mart 2025 22:40,
      Bu nasıl bir mağduriyet yaratmaktır. Makale içeriğine yönelik soru yada yorum yerine twitter gibi burayı kullanmanız tabiki eleştiri konusu olacaktır. Bari burası sosyal medya panosuna dönmesin. Yorumunuzun eleştirilmesinin kadınlar veya kadına özgürlükle alakası yoktur, blogu amacına uygun kullanmamanızla alakalıdır. O yüzden Adsız 8 Mart 2025 22:40 deki boş ithamlarınızı ve düşmanlaştırma çabanızı kabul etmiyorum.

      Sil
    5. Yapılan yorumları Mahfi Hoca onaylıyor. Herkes istediği yorumu yapmakta özgür, Mahfi Hoca da yapılan yorumları yayınlamakta özgürdür.

      Sil
    6. Değerli arkadaşlar, konuyla ilgisi olmasa da Gamze arkadaşımız burada kadınlar günüyle ilgili bir kutlama yapmış. Bunu yayınlamakta bir sakınca görmedim. Çünkü burada kimseye hakaret yok, saldırı yok sadece gerçeklere dayalı bir eleştiri ve ardından bir temenni var. Eğer hakaret ya da haksız bir eleştiri olsaydı zaten yayınlamazdım. O nedenle bu yorumları burada kesmekte yarar var.

      Sil
  36. Hocam gelir eşitsizliğinin düzelebilmesi için P90/P10 oranının kaça düşmesi gerekir? Böyle bir değer noktası var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl düzelmesi gereken Gini Katsayısıdır. Onun 0,40'lardan 0,30'lara gerilemesi gerekir.

      Sil
  37. Sevgili Üstadım;
    "Ortalama kur her güne ait kur toplamının tarih aralığındaki gün sayısına bölünmesiyle bulunur" diye biliyorum. Buna göre döviz kurunu 43.411 / 1322 olarak hesaplarsak ortalama döviz kuru 32.8373 gibi bir rakam çıkar. 2024 yılı için ortalama döviz kuru olarak hesaplanan 32,77 TL ile arada fazla bir fark yok. Bu farkı her gün işlem yapılan döviz miktarının aynı olmadığı düşüncesiyle son derece makul kabul edilebilir. Böylece %3,2 büyüme ve ortalama döviz kuru da 32,8373'den halledilip aradaki 156 milyar dolar da hallolmuş olur. Mantık olarak doğru görünüyor, ne dersiniz?

    YanıtlaSil
  38. Hocam bayram ikramiyesi sizce adil paylaştırılıyor mu? Hali vakti yerinde bir çok emekli var. Mesela milletvekili emeklisini bu gruba sokabiliriz. Apartman sahibi emekliler var. İş insanı hatta holding sahibi emekliler de var. Bunların ikramiye olarak verilecek 3-4 bin liraya zaten ihtiyaçları yok ki. Verilecek toplam parayı 16 milyona bölünce haliyle çok küçük bir meblağ çıkıyor. Oysaki gerçek ihtiyaç sahipleri bulunup bu para bunlara pay edilmiş olsa en azından ihtiyaçlarını da daha çok gidermiş olmazlar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bayram ikramiyesi doğru bir yaklaşım değil. Bu tür düzenlemeler maaş artışlarının doğru yapılmamasının, enflasyona göre arttırılmamasının onayı niteliğindedir. Bu tür ikramiyelerle uğraşmak yerine maaşların enflasyona göre artırılması gerekir.

      Sil
  39. Sinan Şahin9 Mart 2025 16:07

    Bize Mülkiye’deki hocalarımız, “ortalama” nın çok karaktersiz bir istatistik olduğunu öğretmişlerdi.

    YanıtlaSil
  40. Hocam her şey tamam ama sond verdiğiniz örnek çok anlamlı olmamış. Tamam yıllık gelir tabiki bir çok kişinin 15k dolar değil ancak bu zaten ortalama. bu yazınızı okuyanlar farklı anlayabilir. Ki ben ülkemizdeki bir çok insanın toplama, çıkarma, bölme, çarpma, ortalama hesaplama gibi konulardan çok uzak olduğunu biliyorum.

    YanıtlaSil
  41. Mahfi hocam, en ünlü iktisatçılar aynı zaman da birer matematik dahisidir diyebilir miyiz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aralarında Keynes gibi, Alfred Marshall gibi matematikçiler olsa da hepsinin iyi matematikçi olduğunu bile söyleyemeyiz. Ama çoğunun mantık kurguları iyi görünüyor.

      Sil
  42. Gerçek veriler kullanılacak olsa bile ortalama kişi başı gelir hesabı yine de halkın durumunu yansıtmayabilir. Çünkü Türkiye'nin en zengin 100 insanı ayrı tutularak hesap yapılsa, oluşacak sonuç da oldukça farklı çıkacaktır. Bu yüzden gerçek verilerin %20'lik dilimlerle sunulması daha isabetli bir karar olmakla birlikte halkın da en azından hangi dilimde olduğunu anlamasını sağlar. Öyle tahmin ediyorum ki bu ay kirasına %55 zam gelen fakat maaşına %15 zam alan emeklilerin büyük çoğunluğu sondan %20'lik dilimin içindedirler. Gece gündüz demeden yıllarca çalışıp bu durumda olabilmek ne kadar içler acısı bir durumdur. Adaletin bu mu Türkiye?

    YanıtlaSil
  43. Mahfi hocam, emekli, çiftçi, asgari ücretli... gelir dağılımında en altta bulunan kesimler için milli gelirden pay almak çözüm müdür? gelir dağılımını düzenler mi? Milli gelirden pay vermek ekonomide herhangi bir dengeyi bozar mı? Neden pay vermemekte diretiliyor onu anlamaya çalışıyorum.
    Adil bir gelir dağılımı için çözüm nedir?

    YanıtlaSil
  44. Türkiye’de 0-17 yaş arası 22.2 milyon çocuk var.
    Üniversitede okuyan 7 milyon öğrenci var fakat bunların 3 milyonu uzaktan ve açık öğretim programlarında okuyor.
    11.5 milyon işsiz var.
    13.8 milyon çalışmayan emekli, 2 milyon ise çalışan emekli var.
    Çalışan toplam nüfus 32.7 milyon iken, çalışmayan toplam nüfus 53 milyon.
    Çalışanların %17.7’si ise yani 5 milyon 780 bin kişi asgari ücretin 2 katından (44 bin liradan) fazla ücret alıyor. Kişi başı milli gelirin 47 bin lira olduğunu düşündüğümüzde ise bu nüfus 5.4 milyona düşüyor.
    Türkiye’de hanehalkı 3.14 kişiden oluştuğuna ve toplam nüfus içerisindeki çalışan oranı 32.7 / 85.7 = %38 olduğuna göre 5.4 milyon kişinin hane halkı da 5.4 / 38 x 100 = 14.2 milyon kişi yapar.
    Dolayısıyla alınan ücret düzeyi açısından kişi başı milli geliri hanehalkı nüfusuyla birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’de 14.2 milyon insanın kişi başı milli gelirin üzerinde yaşadığı, geriye kalan 71.5 milyon insanın ise kişi başı milli gelirin altında yaşadığı sonucuna varırız.
    Bu oranlar %16.5’a %83.5’tur. Yani Türkiye’de her 1000 kişiden 835’i kişi başı milli gelirin altında bir hayat sürmeye çalışmaktadır.
    İstanbul’un nüfusunun 15.8 milyon olduğunu düşündüğümüzde, 2.6 milyon insanın %16.5’luk dilime girdiğini görürüz. İstanbul’da AVM’leri, restaurant ve kafeleri dolduran insanların büyük çoğunluğu da işte bu 2.6 milyon insanın arasındaki kişilerden oluşmaktadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişi başı milli gelirin üzerinde ücret alan 5.4 milyon kişiyi, 14.2 milyonluk hanehalkı nüfusuyla birlikte değerlendirdiğimizde, hanehalkındaki fertlerin kişi başı milli geliri düşecektir. Hanehalkındaki fertlerin kişi başı milli gelirde ortalamanın altına düşmemesi için ailenin gelirinin 47 bin x 3.14 = 147 bin 500 lira olması gerekir. Her ailede çalışan yüzdesi %38 olduğuna göre bu durumda ailede 1.19 kişi çalışmaktadır. Dolayısıyla kişi başı milli gelirin üzerinde çalışan bu 5.4 milyon insanın 47 bin değil, en az 147500 / 1.19 = 124 bin lira ücretle çalışması gerekir. Çünkü ancak bu durumda 14.2 milyon kişi ortalamanın üzerinde yaşamış olacaktır. Dolayısıyla kişi başı milli gelirin üzerinde yaşayan insan sayısı toplumun %16.5’unu değil, çok daha azını temsil etmelidir.

      Bu durumda değerleri doğru orantılarsak, en az 47 bin ücretle çalışan 5.4 milyon insan arasından en az 124 binle çalışan insan sayısı 2 milyon olmalı, bu 2 milyon çalışanın hanehalkı da 5.2 milyon kişiden oluşmalıdır. Böylece Türkiye’de 5.2 milyon insan kişi başı milli gelirin üzerinde yaşarken, 80.5 milyon insan da kişi başı milli gelirin altında yaşar. Dolayısıyla gerçek oranlar %16.5’a, %83.5 değil; %6’ya, %94 çıkar.

      Bu da bize, Türkiye’deki her 100 kişiden 94’ünün kişi başı milli gelirin altında bir hayat sürdüğünü gösterir.

      Sil
    2. Bu durumda İstanbul'da AVM, restaurant ve kafeleri dolduran kişiler 2.6 milyon kişi arasından değil, ağırlıklı olarak 950 bin kişinin arasından çıkmış olur. Kapasite olarak düşündüğümüzde ise tribünleri tıka basa dolu olan 19 Fenerbahçe stadı kadar etmektedir.

      Sil
  45. teşekkur ederiz

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kapitalizm

Faizin Doğuşu ve Yasaklanışı

Osmanlı'dan Devraldığımız Borçlar