Kayıtlar

Şubat, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kuru Tutarak GSYH'yi Yükseltmek

Resim
TÜİK, 2024 yılı GSYH’sini, büyüme hızını ve kişi başına gelirini açıkladı. Bunları ve ayrıntılarını geçen yıl verileriyle karşılaştırarak analiz edelim. Önce bir tablo sunalım (tablodaki veriler için kaynak: TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık, 2024 ve TÜİK, Yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2023 Bültenleri.) Buna göre 2024 yılındaki ortalama yıllık yüzde 3,2 oranındaki büyümeye üretim açısından baktığımızda bu büyümenin başlıca inşaat, net vergi (dolaylı vergilerdeki artışlar) ve finans sektöründeki büyümeden kaynaklandığını, sanayi sektöründe çöküş yaşandığını, tarım kesiminin de neredeyse hiç büyüyemediğini görüyoruz. Bu görünüm bize ekonominin deprem inşaatları, özellikle hane halkının kredilere dayalı tüketimi (finans sektörüne katkı açısından) ve dolaylı vergilerdeki büyük artışlar eliyle büyüyebildiğini gösteriyor. Türkiye’nin potansiyel büyümesini yüzde 4,5 – 5 olarak alırsak 2024 büyümesinin potansiyelin altında kaldığını görebiliriz.    ...

Ölü Kedi Sıçraması

Resim
“Ölü kedi sıçraması” finans piyasalarında görülen bazı hareketleri tanımlamakta kullanılan bir deyimdir. Bu deyim, ölü bir kedinin bile yüksekten düşüp yere çarptığı andaki sıçramasına bakarak onun canlı olduğunun sanılmasını tanımlamak üzere ortaya atılmıştır. Finansal piyasalarda, örneğin borsada, değeri hızla düşen bir hisse senedi, bu düşüşün ardından bir yükseliş gösterebilir. Bu yükselişin iki nedeni olabilir: (1) Piyasalarda yaşanan geçici düzelme, söz konusu hisse senedinin değerini de artırmış olabilir. Geçici düzelme bozulmaya dönüşünce senedin değeri yine düşüşe geçer. (2) Büyük yatırımcılar, değeri düşen senedi satın alıp değerini yükseltmeye başlar, değerin yükseldiğini gören küçük yatırımcılar da bu senedi almaya başlarlar. Değeri yeniden yükselen senedi büyük yatırımcılar satıp kâr ederek çıkarken küçük yatırımcılar değeri düşen senetle ve karşılaştıkları kayıplarla baş başa kalırlar. Bu deyim reel sektör için kullanılmadığı halde sanayi üretiminin ve imalat sanayinde ...

Doları Kim Tutuyor?

En çok karşılaştığımız sorulardan birisi “madem ekonomi iyi durumda değil, dolar kuru nasıl oluyor da yükselmiyor?” ya da “dolar kuru yukarı gitmesin diye baskılanıyor mu?” şeklindeki sorular. Bu konuyu birkaç kez yazdım bir kez de tam bu çerçeve içinde anlatmaya çalışayım. Her şeyden önce dolar kurunu yukarı gitmesin diye en azından bir yıldır baskılayan yok. Hatta tam tersine zaman zaman aşağıya gitmesin diye uğraşıyor Merkez Bankası. Bu dediklerimi daha anlaşılır hale getirmek için önce faiz meselesinin geçmişini anlatmam gerekiyor. 2021 yılında enflasyon yüzde 19, Merkez Bankası politika faizi de yüzde 19 iken “faiz sebep enflasyon sonuçtur” yaklaşımı eşliğinde Merkez Bankası faizi indirmeye başladı. Daha ilk günden bunun çok yanlış bir uygulama olduğunu aralarında benim de bulunduğum iktisatçılar dile getirdiler. Ne yazık ki bu yanlış uygulamayı destekleyen iktisatçılar da azımsanmayacak sayıdaydı. Oysa o gün faizi 2 – 3 puan artırsalar ve yapısal reformlara başlasalardı Tür...

Çelişkili Konular

Resim
Herkes Hem Şikâyetçi Hem Mutlu Kime sorsanız bir şeylerden şikâyet ediyor. Kimi ülkenin gidişini beğenmiyor, kimi adalet sisteminden, kimi sağlık sisteminden, kimi eğitimden, kimi ücretlerin düşüklüğünden, kimi enflasyondan, kimi işsizlikten yakınıyor. Bir bölümü bu gidişattan kimin sorumlu olduğunu karıştırıyor ama gidişten şikâyetçi. Bütün bu yakınmalara karşılık TÜİK’in 2024 yılını kapsayan Yaşam Memnuniyeti Anketi çok farklı sonuçları işaret ediyor. Türk halkının yüzde 49,6’sı ankete verdiği yanıtta mutlu olduğunu ifade etmiş. AKP’nin iktidarı devraldığı yıl mutlu olanların oranı yüzde 59,6 imiş buna göre 21 yılda mutlu olanların oranı 10 puan azalmış. Oysa insanlarla konuştuğunuzda toplumun yüzde 90’ı mutsuz görünüyor. Bu çelişkili durum dört şeyden birisinin veya birkaçının işareti olabilir: (1) İnsanların bir bölümü yalan yere şikâyet ediyor, nazar değmesin diye öyle görünüyor olabilir (ki bu bence en zayıf olasılık.) (2) İnsanların önemli bir bölümü mutluluğun ne olduğunu tam o...

21'inci Yüzyıl Menüsünde Neler Var?

21’inci yüzyıl öncekilerden değişik bir yüzyıl olacak. İlk çeyrek yüzyıllık bölüm bunu bize net bir biçimde gösterdi. Bazı özellikler önceki yüzyıldan devren gelse de bazıları yeni, bazıları da güncellenmiş olarak kaşımıza çıkıyor. Gerçek Ötesinin Kullanılması[ [i] ]: Bir gerçek var bir de gerçek ötesi. Gerçek ötesi, bir gerçeğin saptırılarak ya da tamamen farklı biçimde sunulması ve insanların bu sunuma inandırılması eylemi olarak tanımlanabilir. Ortaya atılan yalan bilgilerin insanlarca kabul edilmesi, bu yalanları ortaya atanlara, insanları bu yalanlarla manipüle etme fırsatı veriyor. Bu eylem 20’nci yüzyılda Hitler, Mussolini, Stalin ve diğer diktatörlerce bolca kullanıldı. 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde gerçek ötesi kullanılmaya ve insanları etkilemeye devam ediyor. Piyasa Aldırmazlığı[ [ii] ]: Piyasa aldırmazlığı benim tarafımdan ortaya atılmış bir kavram. İnsanların sosyal ve siyasal düşünceleri ve yaklaşımlarıyla finansal yatırımları arasında sıkışıp kalması ve sonunda...

Kural Dışılık Çağı

Yirmi birinci yüzyılın iki özelliği artık iyiden iyiye öne çıkmaya başladı: “Kural tanımazlık” ve “belirsizlik.” İkincisi, bir ölçüde ilkine bağlı yani belirsizliğin bir nedeni de kural tanımazlık. Bir de bu iki tuhaf durumu normalleştirmeye yönelik saçma sapan “yeni normal” ifadesi var. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde başlayan küreselleşme eğilimi bütün dünyaya egemen oluncaya kadar ABD ve Avrupa ülkelerinde kurallara saygı en önemli şeydi. Liyakate değer verilir, yolsuzlukla mücadele edilir, yolsuzluğu çıkan yöneticiler mahkeme sonuçlarını beklemeden istifa ederlerdi. Bu durum batı dünyasına dâhil olan Japonya’da en üst düzeyde geçerliydi. Bırakın yolsuzluğu, başkalarına zarar verecek bir hatası olan kişi harakiri yaparak yaşamına kendi eliyle son verirdi. Buna karşılık gelişme yolundaki pek çok ülkede iktidar sahipleri kurallara uymazdı. Onlar uymayınca toplumda da kurallara uymama eğilimi yaygın hale gelmişti. Siyasetçilerin kurallara uymamaları, iktidar değişinceye kadar pek ...

Kitaplar ve Yorumlar 2025 - 1

Yuval Noah Harari, Neksus (çeviren: Çiğdem Şentuğ), Kolektif Kitap, 2024 Harari’nin önceki iki kitabını da (Sapiens ve Homodeus) okudum ve çok beğendim. Ama bu kitabı bence ilk ikisinden de çok daha önemli bir kitap. Bilgi teknolojisinin demokrasi ve diktatörlüğün gelişip yayılmasına nasıl farklı şekillerde yol açtığını, nasıl kullanıldığını örnekleriyle anlatıyor. Bu örnekler ilk çağlardan günümüz dünyasına kadar pek çok evreyi, kişiyi ve devleti kapsıyor. “Eğer tüm kararlar bir kişinin ağzından çıkıyor ve en yakın danışmanları bile ona itiraz etmekten çekiniyorsa ortada diyalog yok demektir… Kimse muhalif görüşlerini kamuoyu önünde dile getiremiyor ama kapalı kapılar ardında parti yöneticileri ya da üst düzey yetkililerden oluşan küçük bir grup görüşlerini özgürce ifade edebiliyorsa bu, hala diktatörlüktür ama demokrasiye doğru minicik bir adım atılmış demektir” (sayfa 153.) Kitapta verilen örnekler arasında Türkiye de var ve ne yazık ki kötü örnekler arasında sayılıyor. Çok ...

Altının Geleceği

Resim
Pandemiyle birlikte düşüşe geçen altın üretimi sonrasında yeniden toparlandı ve artışa geçti. Aşağıdaki grafik dünya altın üretimindeki gelişmeleri gösteriyor: Üretimdeki bu artışın ardında altın talebindeki hızlı yükselme yatıyor: Grafikteki çubuklar çeyrekler itibarıyla kırmızı çizgi ise yıllık bazda değişimi gösteriyor. Merkez bankaları, dolar rezervlerini altınla değiştirme faaliyetine devem ettikleri için altın almayı 2024 boyunca sürdürdüler: Bu gelişmeler ışığında 2025 yılında altına olan ilginin devam etmesi bekleniyor. Altın analistleri ve yatırım uzmanları 2025 yılında altının ons fiyatının 3.000 dolar ve üzerinde olacağını tahmin ediyor. Bugün itibarıyla altının ons fiyatı 2.865 dolar dolayında olduğuna göre 3.000 dolara yükselmesi halinde altın, yatırımcısına yüzde 5’e yakın bir kazanç sağlayacak demektir. Riski en düşük yatırım araçlarının başında geldiği için yıllık getirisi de öyle çok yüksek değil buna karşılık dolar enflasyonunun üzerinde bir getiri sağladığı görüleb...

Galileo Galilei Niçin Yargılandı?

İtalyan astronom, fizikçi, matematikçi ve filozof Galileo Galilei 1564 – 1642 yılları arasında yaşadı. Rahip olmak istediği halde babasını kıramadığından tıp okumak için girdiği Pisa Üniversitesinden matematik ve felsefe okuyarak mezun oldu. 1586’da yazdığı hidrostatik kitabıyla tanınmaya başladı. Matematikten güzel sanatlara, fizikten felsefeye kadar her alanla ilgilendi ve bu farklı alanlarda öğrendiklerinden sentezler çıkardı ve bilimin hemen her alanına katkı yapan makale ve kitaplar yazdı. Buluşları ve görüşleriyle Rönesans’ın temelini atan bilim insanları arasında en önde gelenler arasında kabul edilir. Galilei, yeniçağın ve Rönesans döneminin insanıdır. Buna karşın tarihte geçişler öyle hemen sıcaktan soğuğa geçiş gibi aniden olmadığı için yaşadığı dönemde Avrupa’da hala ortaçağ etkileri ve kilisenin ciddi ağırlığı devam ediyordu. O dönemde Katolik kilisesi Aristoteles’in evren görüşüne yani dünyanın, evrenin merkezi olduğu görüşüne bağlılığını sürdürüyor, İncildeki açıklamala...

Ekonomide Hile

Ekonomide hile tıpkı kanuna karşı hile gibi bazı boşluklardan, farklı anlamlardan, farklı yorumlardan yararlanarak gerçeği farklı göstermek anlamına gelir. Buna ekonomide illüzyon da diyebiliriz. Bunun pek çok örneği vardır. Ben iki örnek üzerinde duracağım.  İlk örneği GSYH hesaplarından vereyim. Türk Lirası üzerinden hesaplanan GSYH cari fiyatlarla (yani içinde fiyat artışları, enflasyon olarak) hesaplanır. Dolayısıyla enflasyon ne kadar yüksekse cari fiyatlarla GSYH o kadar yüksek çıkar. Sonra bu şekilde bulunan GSYTH o yılın USD/TL kuruna bölünerek dolar cinsinden hesaplanır. Burada da kur ne kadar düşükse dolar cinsinden GSYH o kadar yüksek çıkar. Bunu bir denklemle gösterelim:             GSYH USD =   Cari Fiyatlarla GSYH TL / USD/TL Kuru Denklemden görülebileceği gibi Cari Fiyatlarla GSYH TL ne kadar büyük, USD/TL kuru ne kadar küçükse GSYH USD o kadar büyük çıkar. Dolayısıyla enflasyon yükseldikçe ve kur ...

Makrofinansal Denge

Resim
Ekonominin kamu kesimi dengesiyle cari dengesini gösteren makrofinansal denge toplam arz ile talebin dengesini gösteren makroekonomik dengenin en önemli parçalarından birisidir.    Toplam arz ile toplam talebin kesiştiği noktayı gösteren makroekonomik denge noktasında toplam harcamalar ile toplam gelirler birbirine eşittir. Makroekonomik denge şöyle bir denklemle gösterilir: (S – I) + (T – G) = (X – M)                                                                                                  [İ] ...